Archive for Nisan, 2010

Karınca İlaçlama

karınca ilaçlamaHayvanlar aleminin en ufak canlıları olan karıncaların on binlerce türü vardır. Karıncalar diğer hayvan gruplarından farklı olarak koloni halinde yaşayan canlılardır. Karıncaların vücutları diğer canlılarda olduğu gibi 3 kısımdan oluşur. Baş, göğüs, karın olmak üzere üç kısımdan oluşur. Karıncalarda 3 çift olmak üzere toplam 6 ayak bulur. Baş kısmında 1 çift antenleri bulunan bu böcekler ağız kısmında kesici kıskaçları bulunur. Karıncalar kendilerini yaşadığı ortama bağlı kamufle ederler. Karıncalar bulunduğu ortamın rengini alırlar yani karıncalar türlerine ve yaşadığı ortama bağlı olarak renkleri farklıdır. Karıncalar da boyun ve bel kısımları oldukça incedir. Karınca grubu beslenmek için hem ot hem de et yerler. Karıncaların boyları 1 mm olanları olduğu gibi 4-5 cm olanları da vardır. Karıncalar yuva yapmak için uygun ortam bulduklarında hemen koloni şeklinde oralara yerleşirler. Karıncalarda ana kraliçe denen karıncalar vardır. Ana kraliçeler doğduğu zaman kanatları bulunur. Ve her kraliçe karınca kendi kolonisini oluşturur. Bir karınca kolonisi içinde binlerce veya milyonlarca karınca olabilmektedir. Karınca yuvasını yaşadığı yerin derinlerine kadar kazarak kendileri yapar. Haşere ve böcekler içinde en çalışkan hayvan olarak bilinir. Karıncalar günün 16-20 saat kadarını çalışarak geçirir. Sadece gece karanlığında günde 6-8 saat kadar uyuyarak zamanlarını değerlendirirler. Karıncalar güçlü bir kas yapısına sahip hayvanlardır insan ile kıyaslarsak karıncalar insandan 100’lerce kat daha güçlüdürler. Karıncalar genellikle kendi vücut ağırlığının 50- 60 katı kadar ağırlığında ki maddeleri kaldırırlar. Karıncalar genellikle bitkilerin taze aksanlarını koparıp yuvalarına götürürler. Karıncalar bu bitki yapraklarını yemezler. Karıncaların götürdüğü bu aksanlar üzerinde mantarlar oluşur. Karıncalar bu mantarları yiyerek beslenir. Aynı zamanda karıncalar bulduğu börtü böcek gibi ölmüş canlıları yerler. Karıncaların kendi cinslerini bile yiyen türleri vardır. Karıncalar iletişimini başındaki antenleri ile sağlarlar. Karıncalar anteninden ses frekansı şeklinde titreşim göndererek diğer arkadaşları ile irtibat sağlarlar. İletişimi alan karıncalar hemen frekansın geldiği yere doluşurlar. Karıncalar insanı bazen ısırır çünkü aç kaldığı zaman insanı besin olarak görür. Ayrıca karıncalar ekinlere ve evlerde buldukları yiyecekleri taşıyabildikleri kadarını keserek yuvasına taşır ve insana bu konuda zarar verir.

Kahverengi Karınca Kırmızı Karınca Siyah Karınca

Karıncalar beslenmek için her tarafı araştırırlar başucundaki antenleri ile yiyeceğinin yerini tespit eder. Karıncalar kendi aralarında iş bölümü yaparlar. Her karınca grubunun işi farklıdır.

Karıncalar yaptığı işe göre farklı isimler alırlar. Bunlar: işçi karınca, çöpçü karınca, köle karınca, böcekçi karınca, savaşçı karınca, leşçi karınca gibi.

Karınca ile mücadele etmek için mutlaka ilaçlama firması ile irtibat sağlanmalı. Karınca ilaçlamada dikkat edilmesi gereken konular var. Kullanılan ilaçlar mutlaka sağlık bakanlığı onaylı olmalı, ilaçlar konusun da uzman yasal firmalar aranılarak bu iş üstesinden gelinir. Konusunda uzman, işini bilen, ilaçlamaya hakim personelimiz ile daima yanındayız.

KARINCAYLA ALAKALI SORULAR

1- KARINCALAR NE YER?

Karıncalar besin olarak bitkilerden beslendiği gibi böcek ve hayvanların leşlerini de tüketirler.

2- KARINCA YUVASINI NERDE YAPAR?

Karıncalar yuvasını toprağın derinliklerine ve ağaç köklerini içine yaparlar

3- KARINCA ISIRIR MI?

Karıncalar insanı kan emmek için ısırmazlar. Karıncalar sadece insanı besin maddesi olarak gördüğü zaman ağız kısmında bulunan kıskaçları ile dişler.

4- KARINCA NASIL HAREKET EDER?

Karıncalar uçmazlar veya zıplamazlar . Karıncalar sadece yürüyerek gitmek istedikleri yere giderler

5- KARINCA HANGİ RENKTİR?

Karınca yaşadığı ortama bağlı olarak ortamın rengine benzeyerek farklı renklere sahiptir.

Sinek İlaçlama

sinekKarasinekler uçuşan haşerelerden olup çift kanatlı hayvanlardır. Karasinekler kendi türleri içinde yapı olarak diğerlerinden farklı ve büyük olan sineklerdir. Karasinekler üzerinde ufak tüyler bulunur. Karasinekler genellikle boyları 1cm bulmaz. Karasinekler gri ve siyah renklerdedir. Karasinek sinekten daha büyüktür. Karasinekte çift kanat bulunur ve 6 ayağı vardır.

Karasinekler besinlerine ve gitmek istedikleri yere uçarak giderler. Uzun mesafede uçabilen böceklerdir. Sinekler ve karasinekler her ortamda bulunurlar. Evimizin içinden tutunda dağ başlarına kadar, temiz hava dediğimiz mekanlarda da bulunurlar. Özelikle pis kokulu ortamlarda, lağım suların döküldüğü ortamlarda, ağıllarda, hayvan kümeslerinde, çöplüklerde bolca bulunurlar. Sinekler ve karasinekler beslenmelerinde bitkilerin meyve sularını, şeker ve şekerli yiyecekler, et ve et ürünlerinden beslenirler. Bazen yiyeceğimiz ve etlerimizin çarçabuk kurtlandığını görürüz işte sinek ve karasinekler buraya yumurta bırakmış olurlar. Karasinekler sürekli etrafa dışkı bıraktıkları için evlerimizi ve çevremizi sürekli kirletirler. Karasinekler beslendikleri zaman besinlerin bulunduğu ortama koloni halinde yumurta bırakırlar. Her kolonide yaklaşık 150 – 200 yumurta bırakırlar. Yiyecek ortamına bırakılan sinek yumurtaları aynı gün içinde yumurtadan çıkar ve kurtçuk haline gelir. Sinek ve karasinek larvaları 5-6 gün içinde kanatlanıp uçacak seviyeye gelirler. Karasinekler sürekli gezindiği ortamlardan mikrop aldıkları için, besinlerimize kondukları zaman mikropları besinlerimize bırakırlar. Gerek ayakları, gerek ağızları, gerekse dışkıları ile yiyeceğimizi bozarlar.

Sinek ve karasinekler ile insanlara bulaşan hastalıklar:

Gıda zehirlenmeleri
Kolera
Verem
Dizanteri
Hepatit
Daire
Çocuk felci
Yukarıdaki hastalıklar ile birlikte birçok hastalığı insanlara bulaştırır.

Kara Sinek Siyah Sinek Yeşil Sinek

KARASİNEKLER VE SİNEKLER İLE MÜCADELE

Sinek ve karasinekler ile mücadele edilirken mutlaka bu haşerenin kaynağı bulunmalı ve sinek ve karasineğin ürediği ortam mutlaka ilaçlanmalı ondan sonra kalan ve uçuşan sinekler ile mücadele edilmeli. Karasinek ve sinekler ile mücadele edilirken farklı yöntemler kullanılır. İlaçlama mutlaka yasal firmalar ile yapılmalı kullanılan ilaçlar özenle seçildiği gibi ilaçlama yöntemi de çok önemlidir.

Gümüş Böceği İlaçlama

gümüş böceğiGümüş böcekleri genelde sıcak ortamlarda barınan evdeki eşyalara zarar veren bir haşere türüdür. Gümüş böceği renk olarak gümüş rengine benzediği için bu ad ile anılır. Gümüşböceği yapı olarak baş kısmı kalın ve başının ön tarafında 1 çift antenleri bulunur. Bu antenleri sayesinde besinlerin yerini bulurlar ve kendi aralarında iletişimini sağlarlar. Gümüş böceği boyları beslenmesine ve yaşına bağlı olarak değişir. Genellikle bir gümüş böceğinin boyu 1 – 3 cm kadardır. Gümüş böceğinin renkleri çok parlak bir yapıdadır.

Gümüş böceği vücudunun üzerindeki derileri katmanlar şeklindedir. Gümüşböceği kuyruk kısmında 3 adet çıkıntılar vardır. Vücutları uzunlukları genellikle 8 – 10mm kadardır. Gümüşböcekleri diğer haşere grubunda olduğu gibi yumurta bırakarak çoğalırlar. Bir dişi gümüş böceği bir defasında 110 kadar yumurta bırakır.

Genellikle gümüş böcekleri 1 yıl kadar yaşarlar. Fakat hızlı bir şekilde çoğalırlar. Gümüş böceği yumurtasını evlerin çatlaklarına, duvar yarıklarına, duvar diplerine ve parke altlarına bırakırlar. Yumurtadan çıkan gümüş böceği yavruları beyaz renktedir. Gümüş rengini daha sonra alır. Gümüş böceği halk arasında gümüşcük olarak da bilinir.

Gümüş böceği evlerimizin nemli olan kısımlarında mutfak, banyo, mutfak dolaplarında, ekmek fırınlarında, su borusu etrafında ve lavabo kısmında bolca bulunurlar. Evin dışında ise çatı bodrum ve duvar diplerinde bolca bulunurlar. Bu haşereler evde ki; kâğıt, kumaş, kuru gıda, naylon, pamuk, un ve nişasta gibi maddeler ile insanın tükettiği yiyecekleri yerler.

gümüş böceği Gümüş Böceği Gümüş Böceği

GÜMÜŞ BÖCEĞİNİN İNSANLARA VERDİĞİ ZARARLAR

Gümüş böceği insanı direk ısırmadığı için zararsız görünürler. Fakat gümüş böcekleri okuduğumuz kitaplara, gazetelere, defterlere ve bizim için önemli olan evraklara zarar verirler. Gümüşböceği aynı zamanda evdeki giysilerimize ve evdeki yünden oluşan yün ve pamuklu tüm eşyalarımıza zarar verirler. Gümüş böceği ayrıca yiyeceklerimizden beslenip, tahıllarımızın içine girip onları tahrip ederler. Gümüş böceği bu yolla bizlere mikrop bulaştırmış olur.

Gümüş böceği sadece evlerde değil diğer yaşam alanlarında da bizlere zarar verirler. Kâğıt fabrikalarında, dokuma fabrikalarında ve depolarında, fırınlarda ve lokantalarda da hiç istenmeyen bir haşeredir.

GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLE MÜCADELE VE GÜMÜŞBÖCEĞİ İLAÇLAMA

Gümüş böceği ile mücadele bireysel olursa çok zordur. Gümüş böceği ilaçlaması ve gümüş böceği ile mücadele tamamen ilaçlama firmasının işidir.

Bizler ilaçlama şirketi olarak bu haşere ile yıllardır mücadele ediyoruz ve sizleri bu sıkıntılardan kurtarıyoruz. Gümüş böceği evlerin duvar yarıkları ve çatlaklarında yuvalandıkları için mutlaka bu haşere türüne göre ilaç hazırlanmalı ve uygun yöntemlerle uygulanmalı. Gümüş böceği ilaçlamasında yoğun kokulu sıvı ilaçlar kullanılır. Gümüş böceği ilaçlamasını yapan elaman bu işin eğitimini almış profesyonel kişi olmalı.

GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLE ALAKALI AKLIMIZA TAKILAN SORULAR

1- GÜMÜŞ BÖCEĞİ NASIL BİR BÖCEKTİR?

Gümüş böceği küçük yapılı böceklerdir. İnsanları ısırıp direk zarar vermese de evlerde ki birçok eşyalara ve yiyeceğe zarar veren bir haşeredir. En kolay tanınması vücutları oval vücut derileri katmanlı ne kuyruğunda 3 adet çıkıntısı olan bir böcektir.

2- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İNSANI ISIRIR MI?

Gümüş böceği insanı ısırmaz sadece evdeki yiyecek ve eşyalara zarar verir.

3- GÜMÜŞ BÖCEĞİ EN ÇOK NERDE BULUNUR?

Gümüş böceği evlerde lavabo, mutfak, banyo, su boruları etrafında, duvar diplerinde , nemli ve sıcak olan her yerde bulunurlar. Ev dışında ise fırınlarda, lokantalarda, tahıl ambarlarında, pamuklu ve yünlü kumaş üretim yerlerinde bulunurlar.

4- GÜMÜŞ BÖCEĞİ NE TÜRLÜ BESİNLERİ YER?

Gümüş böceği evdeki yiyeceklerimiz dışında tüm tahıl çeşitlerini, mantarları, küfleri, kâğıtları, kumaşları ve naylonları yerler.

5- GÜMÜŞ BÖCEĞİ HASTALIK TAŞIR MI?

Gümüş böcekleri evlerimize dışardan gelirler. Geldikleri yerden evlerimize mikrop taşıyıp bizlere ulaştırır.

6- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İNSANLARA NASIL HASTALIK BULAŞTIRIR?

Gümüş böceği insanların besinlerini tüketirlerken besinler üzerine dışkı ve salyalarını bırakırlar. Yıkanmadan yenen besinler ile insana hastalık bulaştırır.

7- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLAÇLAMASINI KİMLER YAPMALI?

Gümüş böceği ilaçlaması ilaçlama firması tarafından yapılmalı. Kesinlikle ferdi olarak yapılan ilaçlama netice vermez. Mutlaka profesyonel yardım alın.

8- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLAÇLAMASINDA HANGİ YÖNTEM KULLANILIR?

Gümüş böceği ilaçlama yöntemi olarak püskürtme yolu ile yapılmalı. Çünkü palet ve jel ilaçlar bu haşere için uygun değildir.

9- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLAÇLAMADA HANGİ İLAÇLAR KULLANILIR?

Gümüş böceği ilaçlamada mutlaka özel olarak hazırlanmış sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar kullanılmalı. Kullanılan ilaçlar mutlak yoğunlaştırılmış ilaçlar olmalı.

10- GÜMÜŞ BÖCEĞİ İLAÇLAMASINDAN SONRA KESİN ÇÖZÜM ALIR MIYIZ?

İlaçlama şirketlerinin yapmış olduğu ilaçlama ile net bir çözüme ulaşabilirsiniz. Bireylerin kendi yapmış olduğu ilaçlama ile hem çözüme ulaşmak mümkün değil hem de ilaç zehirlenmesi ile kişi kendini ve çevresindeki diğer canlıları riske atar.

11- GÜMÜŞ BÖCEKLERİ NE KADAR SIKLIKTA ÇOĞALIR?

Gümüş böcekleri çok hızlı bir şekilde çoğalırlar. Dişi gümüş böceği her üreme esnasında en az 110 yumurta bırakır.

12- GÜMÜŞ BÖCEKLERİ SICAKTA MI YOKSA SOĞUKTA MI YAŞARLAR?

Gümüş böceği genellikle sıcak alanlarda yaşamayı tercih ederler. Gümüş böceği soğuk havayı sevmez. Daha çok evlerin mutfak banyo ve nem alan kısımlarında yaşarlar. Çünkü nem ortamın sıcaklığının düşmesini önler.

Yılan İlaçlamasi

yılan ilaçlamaYılanlar; omurgalı hayvanlar grubundan olan sürüngenlerin başında yer alan canlılardır. Yılanların boyları ve yapıları yaşadığı bölgeye ve yılanın türüne bağlı olarak değişir. Vücut üzerinde herhangi bir ayak takımı yoktur. Yılanların vücutları üzeri pullu ve derisi çok sağlamdır. Boyları türlerine bağlı olarak metrelerce uzunlukta olabilmektedir. Bir yılanın boyu birkaç cm olabildiği gibi 10 m ve üzeri yılanların olduğunda bilinmektedir. Dünya üzerindeki en uzun yılan türü anakonda olarak bilinmektedir.

Yılan hareketini yerden sürünerek yapar. Diğer canlılarda olduğu gibi ayak yapıları yoktur ve yürümezler. Hareket olarak suda yüzenleri olduğu gibi havada uçan yılan türleri de vardır.

Yılanlarda ağız ve çene yapısı öne doğru uzanmış bir haldedir. Yılanlarda duyu ve algıları için anten denen organ yoktur bu canlılarda bu görevi ağızları içindeki dil organları yapmaktadır. Yılanlar ağzındaki dilleri çatallıdır bu dilleri ile çok uzak mesafedeki besinlerin yerini ve gelen tehlikeleri algılarlar. Yılan nefes almak için çenesinin altındaki solunum borularını kullanır. Bazen çok büyük avını yutarken bu borular tıkanabilir bunun içinde yılan kendi vücudu içindeki hava keselerini kullanır veya akciğerine hava doldurarak yapar. Yılanlarda dış kulak denen bir organ yoktur yani insanlar ve diğer hayvanlarda olduğu gibi kulakları ve kulak delikleri yoktur. Yılanların çenesi ile baş bölgesi arasında bulunan küçük bir kemik yapısı vardır bu kemik yapı ile topraktaki en ufak bir sesi algılayıp kendisini savunur.

Yılan denen canlı dünyanın her yerinde ve her kıtasında yaşar. Yılana dünya üzerinde su, kara ve hava olmak üzere her ortamda rastlanır. Yılanların her türlüsü zehirlidir. Yılanın zehri yaşadığı ortama bağlı olarak değişir. Yılan sıcaklığı seven bir hayvandır. Sıcak iklimlerde daha çok bulunur. Çölde bulunan yılan su ihtiyacından dolayı vücut atıklarını atamadığı için daha çok zehirlidir suda yaşayan yılanlar vücut atıklarını sürekli su ortamına attığı için daha az zehirlidir.

Yılanlar avını yakaladığında ağızlarındaki dişleri ile dişleyip avını zehirler ve avını sımsıkı kavrayarak öldüresiye kadar sıkar. Yılan avını etkisiz hale getirdikten sonra bütün olarak yutar. Yılanların ağzı çok elastikidir. Bu özellik sayesinde yılanın ağzı oldukça açılır ve avını bu şekilde yutar. Yılan avını yuttuktan sonra eritmek için kendini sıkar veya ağaç gibi sert olan bir cisme sarılarak içindeki canlının bütün kemiklerini kırarlar. Yılan bu işlemden sonra içindeki avını hazmetmek için dinlenmeye çekilir.

Yılanların renkleri yaşadığı ortama bağlı olarak değişir. Yılanlar siyah, sarı, kırmızı, yeşil.vb gibi her renkte yılan bulmak mümkündür. Yılanlarda kuyruk uzundur ve türüne bağlı olarak farklı yapılardadır. Bazı yılan türlerinde kuyruk uzun ve sivri bazılarında ise küt ve kısa olurken bazı yılan türlerinde ise kuyruk kısmı çıngırak vardır ve yürürken ses çıkarır. Dünya üzerinde yaşayan yılan türü sayısı çok farklıdır. Tahmini olarak 2500 – 2700 kadar yılan türünün yaşadığı bilinmektedir. Yılanlar çok uzun yıllar yaşayabilen canlılardır bazı türleri 20 – 30 yıldan fazla yaşamaktadır. Yılanların ağzı içinde alt çene ve üst çenede dişler vardır ve zehri bu dişler sayesinde avına aktarır. Bazen kırılan veya çekilen dişler kendini yeniler ve tekrar çıkar. Türkiye de yaşayan yılan türü sayısı takriben 50 kadardır. Yılanlar yılda 2 – 3 defa derisini değiştirerek gençleşirler.

YILANLARIN BESLENMESİ  

Yılanlar beslenmek için önüne çıkan her türlü canlıyı yerler. Ağızları elastikidir ve tuttukları besinlerini parça olarak değil bütün olarak yutarlar. Besin olarak türünü bağlı olarak farklı büyüklükteki canlıları yerler. Bazı türleri geyik, ceylan, yaban domuzu gibi canlıları parçalamadan yutabildikleri gibi bazı türleri de fare, kurbağa ,kuş gibi küçük canlıları yerler.

YILAN İLE KERTENKELE ARASINDAKİ FARKLAR

1- Kerten kelede 4 ayak bulunur ve her ayağında 5 adet parmak bulunmaktadır. Yılanda ise ayak yoktur yürümezler ve sürünerek hareket ederler.
2- yılanlarda kulak delikleri yoktur fakat kertenkelede kulak delikleri mevcuttur.
3- yılanların %99 da göz kapakları yoktur. Kertenkelenin tüm üyelerinde göz kapakları vardır.
4- kerten kele ağız yapısı dar ve sabittir. Yılanlarda ağız elastikidir ve esnek bir şekilde açılır.
5- yılanda dil çatallıdır fakat kertenkelede bu farklıdır
6- yılanın hepsi zehirli iken kertenkelenin birkaç türü hariç hepsi zehirsizdir.

BAZI YILAN TÜRLERİ VE ZARARLARI

BOĞA YILANI

Boğa yılanıBoyları 10m kadar olabilen çok güçlü bir yılan türüdür. Boğa yılan türleri güney Amerika kıtasında yaşarlar. Boğa yılanının çok güçlü bir zehri var. Ama boa yılanı avını daha çok sararak sıkar ve öldürür. Çenesinin elastiki yapısından dolayı avını tek seferde yutar.

Boğa yılanın birkaç çeşidi vardır. Bunların bazı çeşitlerine anakonda denir. Anakondalar hakkında birçok efsane yazılmış ve birçok film çekilmiştir. Anakondalar insanın korkulu rüyası haline gelmiştir.

ENGEREK YILANI

ENGEREK YILANIBu yılan türünün ülkemizde 30 un üzerinde türü bulunur. Engerek yılanının bütün türleri zehirlidir. Baş yapıları üçgen şeklinde olup kuyruğu küttür. Bu yılan türleri gündüzleri kuytu bölgelerde dinlenirken geceleri ise aktif olup avlanırlar. Engerek yılanında iki çeşit diş mevcuttur. Bunlardan 1.si zehir dişleridir 2. si yakalama dişleridir. Bu yılan türleri beslenmesinde küçük yapılı canlıları tercih ederler. Beslenmesine fare, kurbağa, kertenkele, kuşlar, diğer küçük haşere grubundan beslenirler. Bu yılan türleri yavrularını canlı olarak doğurur. Her doğumda 6 -8 kadar canlı yavru doğurur. Engerek yılanı farklı boylarda olurlar 1,5 m kadar olan engerekler bazı bölgelerde 4 m kadar olabilirler. Engerek yılanına yeryüzünde her tarafta rastlanır yani dağ, bayır, çayır, çimen, bağ, bahçe, ova, ev, deniz kenarı ve akla gelen her bölgede bulunabilirler.

PİTON

pitonDünyada bilinen en uzun yılan türüdür. Piton yaşadığı ortama bağlı olarak farklı isimler ile anılırlar. Ağaçta yaşayanlara ağaç pitonu, dağda ve bayırda yaşayanlara kaya pitonu, çölde yaşayanlara çöl pitonu ve diğer bölgelerde yaşayan burma piton, gibi isimler alır. Bir pitonun boyu yaklaşık olarak 9 – 10 m kadardır. Vücutları çok esnektir yaşam alanında bulduğu her türlü hayvanları yiyerek beslenir.

Pitonlar ortamda buldukları ceylan, dağ keçisi, antilop, geyik, yaban domuzu, tavşan, tilki ve buldukları her şeyi yerler. Bu yılan türü yumurta bırakarak çoğalırlar. Üremede hem erkek hem de dişi bireye ihtiyaç vardır.

KOBRA

kobraKobra yılanı genellikle sıcak ülkelerde yaşar ve boyu 1 metre ile 6 m kadar olabilmektedir. Çok tehlikeli olan bu yılan türleri avını belirledikten sonra bunlara karşı gövde gösterisi yaparlar. Kuyruğu üzerinde dik havalanarak boyun kısmını genişletir ve farklı bir görünüm gösterirler bazı türleri 8 m ilerdeki bir canlının gözüne hedefi ıskalamadan fırlatabilir.

Kobra yılanının zehri o kadar güçlü ki canlıyı direk felç eder ve kıpırdayamaz hale getirir.

Kobralar yaşadığı alana bağlı olarak farklı isimler alırlar; çöl kobrası, Afrika kobrası, kral kobra, Asya kobrası ve Hint kobrası diye bir çok isimle anılırlar. Kobranın güçlü ve atik oluşundan insanlar arasında farklı işlere ve olaylara bu canlının ismi verilir. Sinemalarda kobra takibi, katil kobra, korkunç kobra gibi filmler ile insanlar arasında ün salmış bir yılan türüdür.

TÜRKİYE’DEKİ BAZI YILAN TÜRLERİ

BOYNUZLU ENGEREK

BOYNUZLU ENGEREKBu yılanların baş tarafında küçük yapıda boynuza benzer bir yapıları var bu ismi de oradan alılar. Küçük hayvan grubu ile beslenirler hatta diğer yılan türlerini bile yerler. Kışları kış uykusuna yatarlar ilkbaharda havaların ısınması ile gün yüzüne çıkıp aktif olurlar. Yaz ortalarında 10 – 14 kadar yavru doğururlar boyları takriben 1m kadar olur. Türkiye’nin her yerinde bulunurlar. Boynuzlu engerek zehri çok güçlüdür. Tehlikede olduklarını hissetiklerinde saldırırlar.

MISIR KOBRASI

MISIR KOBRASITamamen siyah renklerdedir. Mısır kobrası zehirli bir yılan türüdür. İster yavru ister ergin olan birey olsun hepsi zehirlidir. Bu yılan türü gündüzleri kuytu bölgelerde pasif olarak dinlenirken geceleri daha çok aktiftirler. Mısır kobrasının boyu yaklaşık 2 m kadardır.

KÖR YILAN

kör yılanBu yılanlar gözlerinin körelmesinden dolayı bu ismi alırlar. Vücutları çok şeffaf renklerdedir. Bir kör yılanın boyu yaklaşık olarak 40cm kadar olabilmektedir. Görünüm olarak solucana benzerler. Dişi kör yılan bir defasında 5-6 kadar yavru doğurur.

Ülkemizde bulunan diğer yılan türlerinden bazıları şöyledir:

1- Engerek çeşitleri
2- Çukur başlı yılan
3- Kedi gözlü yılan
4- Hazer yılanı
5- Kara yılan
6- Kırmızı yılan
7- Sikkeli yılan
8- İnce yılan
9- Su yılanı gibi birçok yılan çeşidi vardır.

YILAN SOKMASINDA YAPILMASI GEREKENLER

1- Yılan ısırınca hareket etmeden ısırılan yer ile vücut arası yerde sıkıca bağlanır.
2- Isırılan yer mutlak süratle kesici bir alet ile çizilip zehrin dışarıya akıtılması gerekir.
3- Isırılan kişi veya yakının dişleri sağlam ise mutlaka süt ile birlikte emilip atılmalı.
4- Isırılan kişiye yapılan bu müdahalelerden sonra mutlaka en yakın sağlık ocağına gidilmeli.
5- Yılanın ısırmasından sonra asla yılanı yakalamak için çalışılmamalı.
6- Yılan sokması bazen çok zehirli olup ölümler dahi görülebilir.

YILANLAR DA ÜREME VE ÇOĞALMA

Yılan üremesinde ve çoğalmasında mutlaka iki cinse de ihtiyaç vardır. çiftleşme esnasında dişi ve erkek yılanlar sımsıkı birbirlerine dolanırlar. Çoğu yılan türlerinde dış ortama yumurta bırakarak çoğalma olur fakat bazı yılan türlerinde ise yumurta dişi yılanın bedeninde olur ve orda döllenir. Yılanın yumurtaları açıldıktan sonra canlı yavru doğar.

YILANLAR İLE MÜCADELE

Yılanlar ile mücadele de yıllardan beridir farklı yöntemler kullanılır. Yılanlar ile mücadelede; ferdi yapılan mücadele kesinlikle sonuç alınmaz. Profesyonel mücadele için mutlaka ilaçlama şirketi ile görüşün ve mutlaka bilgi alın. Yılan derisi çok önemli olduğu için Afrika ve diğer güney Amerika da yılan için yapılan özel avlama şekilleri gelişmiştir. Türkiye de bulunan yılanların hemen hemen hepsi zehirlidir. Kesinlikle ilaçlama yöntemini kullanın.

YILANLAR İLE ALAKALI SORU VE CEVAPLAR

1- YILAN NEDİR?

Yılan; vücutları uzun türlerine göre farklı boylarda, ayakları olmayan, sürünerek hareket eden zehirli canlılardır.

2- TÜM YILANLAR ZEHİRLİMİDİR?

Yılanların genellikle hepsi zehirlidir. Yılanın yaşadığı ortama bağlı olarak zehrin şiddeti artar. Hiçbir şekilde yılanlar zehirsiz diye elle tutulmamalıdır.

3- YILANLARDAN NASIL KURTULABİLİRİZ?

Yılanlardan kurtulmanın yolu yılan görüldüğünde mutlaka ilaçlama firması ile irtibat sağlayın. Yılanı öldürmek için ferdi çaba yetersiz olabilir çünkü yılanın eşi veya yavruları aynı ortamda buluna bilir. Bu bakımdan mutlaka yılanlar için genel ilaçlama ile bunların hepsinden bir kerede kurtulmak gerekir.

4- YILAN İNSANI NE ZAMAN ISIRIR?

Yılan kendisine herhangi bir tehlike geldiğini sezinlediğinde önce kaçmaya başlar daha sonra sıkıştığında mutlaka saldırır ve insanı ısırır. Yılanlar gece aktif oldukları için karanlıkta bazen üzerine basılması halinde insanı ısırabilirler.

5- YILANLAR NEREDE YAŞARLAR?

Yılanlar dünyanın her yerinde ve her ortamında yaşarlar ve yaşayan yılanların hepsi zehirlidirler.

6- YILAN ISIRIĞI NASIL OLUR?

Yılan ısırdığında 4 adet diş izi çıkar ve ısırılan yer morarır. Çok şiddetli acı verir ve şiddetli kaşınır.

7- TÜRKİYE’DE KAÇ ÇEŞİT YILAN BULUNUR?

Ülkemizde farklı coğrafik bölgelerde farklı yılanlar yaşar. Türkiye deki toplam yılan çeşidi yaklaşık olarak 50 çeşittir.

8- YILAN HANGİ MEVSİMDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜR?

Yılanlar sıcaklığı seven hayvanlardır soğuk mevsimde ve kış aylarında uykuya yatarak zamanlarını geçirirler. İlkbahar, yaz ve sonbahar mevsiminde dış ortamda dışardan beslenirler.

9- YILANLAR NE ŞEKİLDE ÇOĞALIRLAR?

Yılanların hepsinin çoğalması yumurta ile olur. Yılanlar yumurtasını ya dış ortama bırakırlar yada dişi yılanın karnında döllenir ve dışarıya canlı yavru çıkar.

10- YILAN KAÇ YAVRU DOĞURUR?

Yılanlar türüne bağlı olarak farklı sayıda yumurta ve yavru doğururlar. Genellikle bir yılan 5 – 12 arası yavru doğururlar.

11- YILAN EVCİL HAYVANLARA ZARAR VERİR Mİ?

Yılanlar besin olarak buldukları her şeyi yerler. Yılanlar evlerdeki evcil hayvanlara zarar verirler.

12- YILAN İLE MÜCADELEDE NE YAPILMALI?

Yılan ile mücadelede mutlaka ilaçlama firmaları ile görüşün ve bu şirketlerden bilgi alınız.

13- YILANLAR EVLERE NEDEN GELİR?

Yılan yuvaları toprak altındadır ilkbahar ve yaz aylarında yağan yağmur ile yuvaları su ile dolduğunda güvenli bir yer aramaya başlar bu nedenle yüksek yerlere ve evlere kadar gelirler. Yılanların eve gelişinde ki diğer neden evlerden daha rahat beslenmesidir.

14- YILAN AVINI NASIL ETKİSİZ HALE GETİRİR?

Yılanlar avlarını ya yakalayıp ısırır ve zehirler yada sımsıkı sıkar ve bütün kemiklerini kırarak etkisiz hale getirir.

15- YILANLAR İNSANI ISIRDIKTAN SONRA DOKTORA BAŞVURULMALIMI?

Yılanlar insanı ısırdıktan sonra mutlak süratle doktora başvurulmalı. Çünkü yılanları tümü zehirlidir. En kısa zamanda müdahale edilmeli.

 
Dezenfektan - Ürünlerimiz - Teknik servis - Halı Böceği İlaçlama - Tarantula İlaçlama - Dana Burnu Böceği - Çiyan İlaçlama - Kertenkele İlaçlama - Akarlar İlaçlama - Tespih Böceği İlaçlama -
Adres : Sehitevliya Mahallesi Nursultan Nazarbayev Blv. No: 39 Merkez/ Kahramanmaras

Telefon : 0.344 221 26 20

Fax : 0.344 221 26 21