Archive for the ‘Genel’ Category

Yılan İlaçlamasi

yılan ilaçlamaYılanlar; omurgalı hayvanlar grubundan olan sürüngenlerin başında yer alan canlılardır. Yılanların boyları ve yapıları yaşadığı bölgeye ve yılanın türüne bağlı olarak değişir. Vücut üzerinde herhangi bir ayak takımı yoktur. Yılanların vücutları üzeri pullu ve derisi çok sağlamdır. Boyları türlerine bağlı olarak metrelerce uzunlukta olabilmektedir. Bir yılanın boyu birkaç cm olabildiği gibi 10 m ve üzeri yılanların olduğunda bilinmektedir. Dünya üzerindeki en uzun yılan türü anakonda olarak bilinmektedir.

Yılan hareketini yerden sürünerek yapar. Diğer canlılarda olduğu gibi ayak yapıları yoktur ve yürümezler. Hareket olarak suda yüzenleri olduğu gibi havada uçan yılan türleri de vardır.

Yılanlarda ağız ve çene yapısı öne doğru uzanmış bir haldedir. Yılanlarda duyu ve algıları için anten denen organ yoktur bu canlılarda bu görevi ağızları içindeki dil organları yapmaktadır. Yılanlar ağzındaki dilleri çatallıdır bu dilleri ile çok uzak mesafedeki besinlerin yerini ve gelen tehlikeleri algılarlar. Yılan nefes almak için çenesinin altındaki solunum borularını kullanır. Bazen çok büyük avını yutarken bu borular tıkanabilir bunun içinde yılan kendi vücudu içindeki hava keselerini kullanır veya akciğerine hava doldurarak yapar. Yılanlarda dış kulak denen bir organ yoktur yani insanlar ve diğer hayvanlarda olduğu gibi kulakları ve kulak delikleri yoktur. Yılanların çenesi ile baş bölgesi arasında bulunan küçük bir kemik yapısı vardır bu kemik yapı ile topraktaki en ufak bir sesi algılayıp kendisini savunur.

Yılan denen canlı dünyanın her yerinde ve her kıtasında yaşar. Yılana dünya üzerinde su, kara ve hava olmak üzere her ortamda rastlanır. Yılanların her türlüsü zehirlidir. Yılanın zehri yaşadığı ortama bağlı olarak değişir. Yılan sıcaklığı seven bir hayvandır. Sıcak iklimlerde daha çok bulunur. Çölde bulunan yılan su ihtiyacından dolayı vücut atıklarını atamadığı için daha çok zehirlidir suda yaşayan yılanlar vücut atıklarını sürekli su ortamına attığı için daha az zehirlidir.

Yılanlar avını yakaladığında ağızlarındaki dişleri ile dişleyip avını zehirler ve avını sımsıkı kavrayarak öldüresiye kadar sıkar. Yılan avını etkisiz hale getirdikten sonra bütün olarak yutar. Yılanların ağzı çok elastikidir. Bu özellik sayesinde yılanın ağzı oldukça açılır ve avını bu şekilde yutar. Yılan avını yuttuktan sonra eritmek için kendini sıkar veya ağaç gibi sert olan bir cisme sarılarak içindeki canlının bütün kemiklerini kırarlar. Yılan bu işlemden sonra içindeki avını hazmetmek için dinlenmeye çekilir.

Yılanların renkleri yaşadığı ortama bağlı olarak değişir. Yılanlar siyah, sarı, kırmızı, yeşil.vb gibi her renkte yılan bulmak mümkündür. Yılanlarda kuyruk uzundur ve türüne bağlı olarak farklı yapılardadır. Bazı yılan türlerinde kuyruk uzun ve sivri bazılarında ise küt ve kısa olurken bazı yılan türlerinde ise kuyruk kısmı çıngırak vardır ve yürürken ses çıkarır. Dünya üzerinde yaşayan yılan türü sayısı çok farklıdır. Tahmini olarak 2500 – 2700 kadar yılan türünün yaşadığı bilinmektedir. Yılanlar çok uzun yıllar yaşayabilen canlılardır bazı türleri 20 – 30 yıldan fazla yaşamaktadır. Yılanların ağzı içinde alt çene ve üst çenede dişler vardır ve zehri bu dişler sayesinde avına aktarır. Bazen kırılan veya çekilen dişler kendini yeniler ve tekrar çıkar. Türkiye de yaşayan yılan türü sayısı takriben 50 kadardır. Yılanlar yılda 2 – 3 defa derisini değiştirerek gençleşirler.

YILANLARIN BESLENMESİ  

Yılanlar beslenmek için önüne çıkan her türlü canlıyı yerler. Ağızları elastikidir ve tuttukları besinlerini parça olarak değil bütün olarak yutarlar. Besin olarak türünü bağlı olarak farklı büyüklükteki canlıları yerler. Bazı türleri geyik, ceylan, yaban domuzu gibi canlıları parçalamadan yutabildikleri gibi bazı türleri de fare, kurbağa ,kuş gibi küçük canlıları yerler.

YILAN İLE KERTENKELE ARASINDAKİ FARKLAR

1- Kerten kelede 4 ayak bulunur ve her ayağında 5 adet parmak bulunmaktadır. Yılanda ise ayak yoktur yürümezler ve sürünerek hareket ederler.
2- yılanlarda kulak delikleri yoktur fakat kertenkelede kulak delikleri mevcuttur.
3- yılanların %99 da göz kapakları yoktur. Kertenkelenin tüm üyelerinde göz kapakları vardır.
4- kerten kele ağız yapısı dar ve sabittir. Yılanlarda ağız elastikidir ve esnek bir şekilde açılır.
5- yılanda dil çatallıdır fakat kertenkelede bu farklıdır
6- yılanın hepsi zehirli iken kertenkelenin birkaç türü hariç hepsi zehirsizdir.

BAZI YILAN TÜRLERİ VE ZARARLARI

BOĞA YILANI

Boğa yılanıBoyları 10m kadar olabilen çok güçlü bir yılan türüdür. Boğa yılan türleri güney Amerika kıtasında yaşarlar. Boğa yılanının çok güçlü bir zehri var. Ama boa yılanı avını daha çok sararak sıkar ve öldürür. Çenesinin elastiki yapısından dolayı avını tek seferde yutar.

Boğa yılanın birkaç çeşidi vardır. Bunların bazı çeşitlerine anakonda denir. Anakondalar hakkında birçok efsane yazılmış ve birçok film çekilmiştir. Anakondalar insanın korkulu rüyası haline gelmiştir.

ENGEREK YILANI

ENGEREK YILANIBu yılan türünün ülkemizde 30 un üzerinde türü bulunur. Engerek yılanının bütün türleri zehirlidir. Baş yapıları üçgen şeklinde olup kuyruğu küttür. Bu yılan türleri gündüzleri kuytu bölgelerde dinlenirken geceleri ise aktif olup avlanırlar. Engerek yılanında iki çeşit diş mevcuttur. Bunlardan 1.si zehir dişleridir 2. si yakalama dişleridir. Bu yılan türleri beslenmesinde küçük yapılı canlıları tercih ederler. Beslenmesine fare, kurbağa, kertenkele, kuşlar, diğer küçük haşere grubundan beslenirler. Bu yılan türleri yavrularını canlı olarak doğurur. Her doğumda 6 -8 kadar canlı yavru doğurur. Engerek yılanı farklı boylarda olurlar 1,5 m kadar olan engerekler bazı bölgelerde 4 m kadar olabilirler. Engerek yılanına yeryüzünde her tarafta rastlanır yani dağ, bayır, çayır, çimen, bağ, bahçe, ova, ev, deniz kenarı ve akla gelen her bölgede bulunabilirler.

PİTON

pitonDünyada bilinen en uzun yılan türüdür. Piton yaşadığı ortama bağlı olarak farklı isimler ile anılırlar. Ağaçta yaşayanlara ağaç pitonu, dağda ve bayırda yaşayanlara kaya pitonu, çölde yaşayanlara çöl pitonu ve diğer bölgelerde yaşayan burma piton, gibi isimler alır. Bir pitonun boyu yaklaşık olarak 9 – 10 m kadardır. Vücutları çok esnektir yaşam alanında bulduğu her türlü hayvanları yiyerek beslenir.

Pitonlar ortamda buldukları ceylan, dağ keçisi, antilop, geyik, yaban domuzu, tavşan, tilki ve buldukları her şeyi yerler. Bu yılan türü yumurta bırakarak çoğalırlar. Üremede hem erkek hem de dişi bireye ihtiyaç vardır.

KOBRA

kobraKobra yılanı genellikle sıcak ülkelerde yaşar ve boyu 1 metre ile 6 m kadar olabilmektedir. Çok tehlikeli olan bu yılan türleri avını belirledikten sonra bunlara karşı gövde gösterisi yaparlar. Kuyruğu üzerinde dik havalanarak boyun kısmını genişletir ve farklı bir görünüm gösterirler bazı türleri 8 m ilerdeki bir canlının gözüne hedefi ıskalamadan fırlatabilir.

Kobra yılanının zehri o kadar güçlü ki canlıyı direk felç eder ve kıpırdayamaz hale getirir.

Kobralar yaşadığı alana bağlı olarak farklı isimler alırlar; çöl kobrası, Afrika kobrası, kral kobra, Asya kobrası ve Hint kobrası diye bir çok isimle anılırlar. Kobranın güçlü ve atik oluşundan insanlar arasında farklı işlere ve olaylara bu canlının ismi verilir. Sinemalarda kobra takibi, katil kobra, korkunç kobra gibi filmler ile insanlar arasında ün salmış bir yılan türüdür.

TÜRKİYE’DEKİ BAZI YILAN TÜRLERİ

BOYNUZLU ENGEREK

BOYNUZLU ENGEREKBu yılanların baş tarafında küçük yapıda boynuza benzer bir yapıları var bu ismi de oradan alılar. Küçük hayvan grubu ile beslenirler hatta diğer yılan türlerini bile yerler. Kışları kış uykusuna yatarlar ilkbaharda havaların ısınması ile gün yüzüne çıkıp aktif olurlar. Yaz ortalarında 10 – 14 kadar yavru doğururlar boyları takriben 1m kadar olur. Türkiye’nin her yerinde bulunurlar. Boynuzlu engerek zehri çok güçlüdür. Tehlikede olduklarını hissetiklerinde saldırırlar.

MISIR KOBRASI

MISIR KOBRASITamamen siyah renklerdedir. Mısır kobrası zehirli bir yılan türüdür. İster yavru ister ergin olan birey olsun hepsi zehirlidir. Bu yılan türü gündüzleri kuytu bölgelerde pasif olarak dinlenirken geceleri daha çok aktiftirler. Mısır kobrasının boyu yaklaşık 2 m kadardır.

KÖR YILAN

kör yılanBu yılanlar gözlerinin körelmesinden dolayı bu ismi alırlar. Vücutları çok şeffaf renklerdedir. Bir kör yılanın boyu yaklaşık olarak 40cm kadar olabilmektedir. Görünüm olarak solucana benzerler. Dişi kör yılan bir defasında 5-6 kadar yavru doğurur.

Ülkemizde bulunan diğer yılan türlerinden bazıları şöyledir:

1- Engerek çeşitleri
2- Çukur başlı yılan
3- Kedi gözlü yılan
4- Hazer yılanı
5- Kara yılan
6- Kırmızı yılan
7- Sikkeli yılan
8- İnce yılan
9- Su yılanı gibi birçok yılan çeşidi vardır.

YILAN SOKMASINDA YAPILMASI GEREKENLER

1- Yılan ısırınca hareket etmeden ısırılan yer ile vücut arası yerde sıkıca bağlanır.
2- Isırılan yer mutlak süratle kesici bir alet ile çizilip zehrin dışarıya akıtılması gerekir.
3- Isırılan kişi veya yakının dişleri sağlam ise mutlaka süt ile birlikte emilip atılmalı.
4- Isırılan kişiye yapılan bu müdahalelerden sonra mutlaka en yakın sağlık ocağına gidilmeli.
5- Yılanın ısırmasından sonra asla yılanı yakalamak için çalışılmamalı.
6- Yılan sokması bazen çok zehirli olup ölümler dahi görülebilir.

YILANLAR DA ÜREME VE ÇOĞALMA

Yılan üremesinde ve çoğalmasında mutlaka iki cinse de ihtiyaç vardır. çiftleşme esnasında dişi ve erkek yılanlar sımsıkı birbirlerine dolanırlar. Çoğu yılan türlerinde dış ortama yumurta bırakarak çoğalma olur fakat bazı yılan türlerinde ise yumurta dişi yılanın bedeninde olur ve orda döllenir. Yılanın yumurtaları açıldıktan sonra canlı yavru doğar.

YILANLAR İLE MÜCADELE

Yılanlar ile mücadele de yıllardan beridir farklı yöntemler kullanılır. Yılanlar ile mücadelede; ferdi yapılan mücadele kesinlikle sonuç alınmaz. Profesyonel mücadele için mutlaka ilaçlama şirketi ile görüşün ve mutlaka bilgi alın. Yılan derisi çok önemli olduğu için Afrika ve diğer güney Amerika da yılan için yapılan özel avlama şekilleri gelişmiştir. Türkiye de bulunan yılanların hemen hemen hepsi zehirlidir. Kesinlikle ilaçlama yöntemini kullanın.

YILANLAR İLE ALAKALI SORU VE CEVAPLAR

1- YILAN NEDİR?

Yılan; vücutları uzun türlerine göre farklı boylarda, ayakları olmayan, sürünerek hareket eden zehirli canlılardır.

2- TÜM YILANLAR ZEHİRLİMİDİR?

Yılanların genellikle hepsi zehirlidir. Yılanın yaşadığı ortama bağlı olarak zehrin şiddeti artar. Hiçbir şekilde yılanlar zehirsiz diye elle tutulmamalıdır.

3- YILANLARDAN NASIL KURTULABİLİRİZ?

Yılanlardan kurtulmanın yolu yılan görüldüğünde mutlaka ilaçlama firması ile irtibat sağlayın. Yılanı öldürmek için ferdi çaba yetersiz olabilir çünkü yılanın eşi veya yavruları aynı ortamda buluna bilir. Bu bakımdan mutlaka yılanlar için genel ilaçlama ile bunların hepsinden bir kerede kurtulmak gerekir.

4- YILAN İNSANI NE ZAMAN ISIRIR?

Yılan kendisine herhangi bir tehlike geldiğini sezinlediğinde önce kaçmaya başlar daha sonra sıkıştığında mutlaka saldırır ve insanı ısırır. Yılanlar gece aktif oldukları için karanlıkta bazen üzerine basılması halinde insanı ısırabilirler.

5- YILANLAR NEREDE YAŞARLAR?

Yılanlar dünyanın her yerinde ve her ortamında yaşarlar ve yaşayan yılanların hepsi zehirlidirler.

6- YILAN ISIRIĞI NASIL OLUR?

Yılan ısırdığında 4 adet diş izi çıkar ve ısırılan yer morarır. Çok şiddetli acı verir ve şiddetli kaşınır.

7- TÜRKİYE’DE KAÇ ÇEŞİT YILAN BULUNUR?

Ülkemizde farklı coğrafik bölgelerde farklı yılanlar yaşar. Türkiye deki toplam yılan çeşidi yaklaşık olarak 50 çeşittir.

8- YILAN HANGİ MEVSİMDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜR?

Yılanlar sıcaklığı seven hayvanlardır soğuk mevsimde ve kış aylarında uykuya yatarak zamanlarını geçirirler. İlkbahar, yaz ve sonbahar mevsiminde dış ortamda dışardan beslenirler.

9- YILANLAR NE ŞEKİLDE ÇOĞALIRLAR?

Yılanların hepsinin çoğalması yumurta ile olur. Yılanlar yumurtasını ya dış ortama bırakırlar yada dişi yılanın karnında döllenir ve dışarıya canlı yavru çıkar.

10- YILAN KAÇ YAVRU DOĞURUR?

Yılanlar türüne bağlı olarak farklı sayıda yumurta ve yavru doğururlar. Genellikle bir yılan 5 – 12 arası yavru doğururlar.

11- YILAN EVCİL HAYVANLARA ZARAR VERİR Mİ?

Yılanlar besin olarak buldukları her şeyi yerler. Yılanlar evlerdeki evcil hayvanlara zarar verirler.

12- YILAN İLE MÜCADELEDE NE YAPILMALI?

Yılan ile mücadelede mutlaka ilaçlama firmaları ile görüşün ve bu şirketlerden bilgi alınız.

13- YILANLAR EVLERE NEDEN GELİR?

Yılan yuvaları toprak altındadır ilkbahar ve yaz aylarında yağan yağmur ile yuvaları su ile dolduğunda güvenli bir yer aramaya başlar bu nedenle yüksek yerlere ve evlere kadar gelirler. Yılanların eve gelişinde ki diğer neden evlerden daha rahat beslenmesidir.

14- YILAN AVINI NASIL ETKİSİZ HALE GETİRİR?

Yılanlar avlarını ya yakalayıp ısırır ve zehirler yada sımsıkı sıkar ve bütün kemiklerini kırarak etkisiz hale getirir.

15- YILANLAR İNSANI ISIRDIKTAN SONRA DOKTORA BAŞVURULMALIMI?

Yılanlar insanı ısırdıktan sonra mutlak süratle doktora başvurulmalı. Çünkü yılanları tümü zehirlidir. En kısa zamanda müdahale edilmeli.

Fare İlaçlama

fare ilaçlamaFare denilince akla omurgalılar sınıfından küçük kemirgenler gelir. Bu hayvanların tiksindirici bir görünüşü vardır. Fare haşeresinin diğer haşerelerden farklı olarak iskelet sistemine sahip bir omurga sistemi mevcut. İnsanın gen yapısına en yakın canlı olarak bilinen hayvan faredir. Farenin İnsana en faydalı yönü insanlar için yapılan ilaçların ilk önce fare üzerinde denenmesidir. Bilim laboratuarlarında insan yerine kobay olarak daima farenin kullanılması bilim açısından farenin önemini belirtmektedir.

Farelerin dört ayakları vardır ve bu ayak yapıları ile çok hızlı koşarlar. Burunları çok keskin olup besinlerin yerlerini yiyeceğin kokusundan tanırlar. Dişleri çok keskin olup en sert mermerleri bile delerler. Farelerde dişler çoğu zaman kemirmekten dolayı aşınır. Fareler sürekli kendi dişlerini yenileyerek dişlerinin yok olması önler.

Fareler diğer haşerelerde olduğu gibi yumurta bırakma olayı yoktur. Fareler ancak üremesi canlı yavru ile olmakta. Fareler yılda birkaç kez yavrulayabilir. Her yavrulamada 1 düzine (9-12) yavru yapar. Farenin yavrusu ortamın sıcaklığına ve beslenme koşuluna bağlı olarak 60 – 70 günde erginliğe ulaşır. Fareler kışın evimde olmaz demeyin çünkü Fareler üreme için mevsim aramazlar, ister yaz olsun ister kış olsun yani fareler her mevsim yaşar ve ürer.

Fareler yaşam alanı olarak besinin olduğu her ortamda bulunurlar. Fareler ev ortamında, lağım borularında, çatı katlarında, bodrumlarda, ormanda, tarlalarda yani her yerde bulunurlar. Farenin yuvası yaşadığı ortama bağlı olarak değişik yerlerdedir, genellikle toprağı kazıp toprak altlarında yuva yaparlar. Çatı ve bodrumlarda; fare topladığı yumuşak tüy, kıl, yün, pamuk..vb gibi maddelerden yuva yapar.

Fareler besin olarak ortamdaki besinleri kullanır. Hem otçuldurlar hem de etçildirler. Fareler bitkilere zarar verdiği gibi diğer canlılara da zarar verir. Fareler bitkilerin taze aksanlarını kemirir, Bitkilerin tohumlarını toplar, ve bitkinin köklerini kemirerek bitkinin kurumasına neden olurlar. Fareler yalnız yaşamayı sevmeyen hayvanlardır. Bu hayvanlar birçok bireyden oluşan topluluklar halinde bulunurlar.

Fareler insanın yiyeceğine ortak olmasından dolayı çok zarar veren haşerelerdir. Özelikle tahıl depolarında, evimizin kilerinde, un fabrikalarında, ekin tarlalarında ve ev ortamında insanoğlunu zarara uğratırlar. Fareler çok aç kalmadıkları sürece insana saldırmazlar. Fakat bazı fare türleri insanlar uyuduğu zaman insanın vücudunu kemirirler. Farelerin ağzından akan tükürük insan vücudunu uyuşturur ve fareler insanın bazı uzuvlarını yediğinde insan bunu his etmez.
Fareler ile mücadele bu bakımdan şarttır. Fareler çeşidine bağlı olarak farklı isimler alır.

FARE TÜRLERİ

1- TARLA FARESİ (GELİNCİK)

Tarla faresi Tarla faresi özelikle tarlalarda bulunur ve ekinlerin köklerini yiyerek beslenir. Ekin köklerini kestiği için ekinin kurumasına neden olurlar. Aynı zamanda toprağın altını kazarak büyük çukurlar oluşturur. Bu faretürleri ekin sulamada insana büyük sıkıntılar verirler. Bu fare türü genellikle gelincik olarak bilinir.

2- KÖR FARE

Bu fareler toprak altında yaşarlar sürekli toprağı kazıp bir yerden başka yere geçerler. Bu farelerde gözler deri altına çekilmiş ve görünmeyecek şeklindedir. Gözleri ve derisi ışığa karşı hassastır. Bu fareleri gündüzleri fazla dışarı çıkmazlar. Kör fare geceleri aktif olur. Tarlalarda kümbet şeklinde toprak kazarak bırakırlar ve bu toprak altında dinlenirler. nsanlara zararları çok olan bu kör fareler toprağın altında sürekli tüneller kazarlar ve ekinlerin köklerini kemirirler.

3- KANGURU FARESİ

kanguru faresi Bu fareler kanguruya benzerliğinden dolayı ismini buradan alırlar kanguru faresinde arka ayaklar uzun ön ayaklar kısa şeklindedir. Kanguru faresi zıplayarak hareket eder. Diğer farelerde olduğu gibi yürümezler. Kulakları vücuduna oranla çok büyük ve kuyrukları oldukça uzundur. Bu fare türleri evimize kadar gelip zarar vermezler.

4- FINDIK FARESİ (EV FARESİ)

Fındık faresi Bu fare türü insana en çok zarar veren türlerdendir. Fındık faresi insanın yiyeceğine ortak olan bir fare türüdür. Bu fareler küçük kemirgenlerdir boyları diğer fare türlerine göre çok ufaktır ve takriben 3- 5 cm.’dir. Fındık faresinin kuyruğu bedenine oranla uzundur. Bu fare türlerinin gözleri ufak bir boncuk kadardır ve kulakları büyüktür. Beslenme olarak insanların tükettiği her türlü yiyeceği tüketirler. Yani ekmek, pişmiş yemek, kuru gıda, tahıl çeşitleri, meyve ve sebzeleri dahil olmak üzere evde bulunan her türlü yiyeceği yerler, fındık faresi (ev faresi) yuva yapmak için yumuşak cisimleri yuvasına toplar. Bunlar yün, kıl, tüy, pamuk, veya elbiselerimizi kemirerek tiftiğini yuvasına taşırlar. Ev faresi genellikle 35 – 40 günde bir yavrular ve her defasında 8 ile 10 yavru doğurur.

Ev farelerinde koku alma duyuları çok gelişmiştir yiyeceğin kokusunu aldıklarında gruplar halinde saldırırlar. İnsanlardan en çok ev faresinden hastalık bulaşır. Farelerden insana bulaşan önemli hastalıklar Veba hastalığı bağırsak enfeksiyonu fare ısırığı Tifüs verem listoriosis Humma hastalığı lyme sodoko Salmonella grip parazitik hastalıklar.

5- LAĞIM FARESİ

lağım faresiLağım faresi isminden de anlaşıldığı gibi pis lağım sularında yaşar.Bu fareler evlerin bodrumlarında, çatı katlarında, toprak altlarında, çöplüklerde yaşarlar. Lağım faresi yaklaşık yılda 5-6 defa yavru verir. Her defasında 6-7 yavru doğurur. Bu farelerin insanı kemirme özeliği var. İnsan yiyen fare olarak ta bilinir.

6- ÇATI FARESİ

Çatı faresi Çatı faresi görünüş olarak lağım faresine benzer. Ayakları ucunda sert tırnakları bulunur. Bu tırnakları sayesinde binalara rahatlıkla tırmanırlar.

Bilinen diğer fare türleri:

1- HASAT FARESİ
2- ORMAN FARESİ
3- KESELİ FARE
4- ÇEKİRGE FARESİ
5- YELELİ FARE
6- HUŞ FARESİ
7- KUŞ FARESİ
8- DİKENLİ FARE
9- ÇÖL FARESİ
10- HAMSTER
Gibi daha birçok fare türleri var.

FARENİN ÜREMESİ: Farelerde üreme diğer haşerelerden farklı olarak yumurta değil de canlı yavru doğurarak olur.

Farelerin üremesi için mutlaka farklı bireyler yani hem erkek hem de dişi fareye ihtiyaç vardır. Fareler yılda 6 veya 8 defa yavru verebilir. Her yavrulamada 6- 7 yavru bırakarak çok çabuk çoğalırlar.

FARELERLE ALAKALI SORULAR?

 

1- FARELER NASIL BESLENİR?

Fareler ortamda buldukları her türlü besinleri yerler. Fareler hem bitkisel besinleri hem de etçil besinleri yerler. Fareler insanın besinlerine ortak oldukları gibi buldukları börtü böcek her türlü haşereleri de yerler.

2- FARELER İNSANI ISIRIR MI (YER Mİ?)

Fareler insanı kene ısırması veya böcek ısırması gibi ısırmazlar. Fakat fareler insanları kemirerek yerler. Farelerin tükürük bezleri uyuşturucu özeliğine sahip olduğundan insanı kemirdiklerinde insanlar bunu hissetmezler. İnsanlar gece yataklarına sağlam girdiğinde sabah özürlü kalkabiliyorlar. Bu bakımdan mutlaka fareler ile mücadele şarttır.

3- FARENİN ZARARLARI NELERDİR?

Fareler bulundukları ortama bağlı olarak farklı zararlar verirler. Eğer fareler tarlada ve ekinlerde ise ekinlerin tohumlarını ve köklerini yiyerek zarar verdikleri gibi evlerde bulunan fareler ise evdeki tahıl ve yiyeceğimizi tüketerek zarar verir aynı zamanda eşyalarımızı kemirerek onları tahrip ederler.

4- FARE HASTALIK YAPAR MI?

Fareler insanların yiyeceğinden tükettikleri zaman fareler tükürükleri ve dışkılarını bırakırlar. Bu tükürükten dolayı insana birçok hastalık bulaşır.

5- FARELER HANGİ HASTALIĞI YAYAR?

Fareler insanlara veba, verem, fare ısırığı, lyme, grip, tifüs, bağırsak parazitleri gibi birçok hastalığı bulaştırır.

6- FARELER NERDE YUVA YAPAR?

Fareler yuvasını genel olarak toprak altına yapar. Evlerde bulunan fareler ise evlerin kuytu bölgelerinde, çatı arasında, bodrum katlarında yuva yaparlar.

Ev Faresi İlaçlama

ev faresi ilaçlama

EV FARESİ (Mus musculus) / FARE HAŞERE İLAÇLAMA ŞİRKETİ

 

Ev faresi, fare türleri arasında en küçük yapılı olan, boyu ortalama 20 cm çıvarında bir fare türüdür. Ev faresinin bir diğer adı fındık faresidir. Fındık farelerinin boyu genellikle gri ve boz renginde olur. Ev fareleri, dış ortamlarda yiyecek bulamayıp aç kaldıklarında, evlerin içine girerek yiyecek ararlar. Ev içlerinde mutfak, kiler ve depo gibi alanlarda yiyecek arayan ev faresi, yiyecek bulamadığında ev içlerinde bulduğu eşyaları ya da kapıları kemirerek zarar verir. Ev fareleri eğer ev içlerinde yiyecek gıda ürünü bulurlarsa, bu ürünler üzerinden beslenirler. Ayrıca bu gıdalar üzerine salya ve dışkılarını bırakan ev fareleri, insanların hastalanmalarına neden olurlar. Ev faresi de diğer fare türleri gibi, doğurarak ürer. Her üremelerinde ortalama 10–15 arası yavru yapan ev fareleri, çok hızlı üreyen canlıdır. Çok elastik yapıya sahip olan ev fareleri, çok küçük deliklerden bile geçebilirler. Ev faresi ile uzun yıllar ilkel yollarla mücadele edilmiştir. Kapan ilkel yolarla fare yakalama yöntemi ile bir fare yakalanana kadar sürekli üreyerek çoğalmaktadır. Ev faresinden kurtulmak için ilaçlama şirketlerinden fare ilaçlama konusunda bilgi alınmalıdır. İlaçlama şirketleri farklı yöntem ve farklı fare ilaçları ile sorununuza kısa sürede çözüm bulmaktadır. Ev faresi ile mücadele için, Gezer ilaçlama şirketimizden destek alabilirsiniz.

Deri Böceği İlaçlama

deri böceğiDeri böceklerinin ebatları yaşadıkları ortamlara göre değişim gösterebilirler. Deri böceklerinin rengi sarımsı, kahverengili, siyah ve beneklidirler. Vücudu tüylerle kaplıdır. Deri böcekleri yılda en az 6 en çok 10 kez yavru verirler ve deri böceklerinin ömrü ortalama bir yıldır. Deri böceğine baktığımızda diğer böceklerden rahatlıkla ayırt edebiliriz. Çünkü deri böceği sanki üzerinde kumaş varmış gibi tüylüdür. Deri böceği kanatlı bir haşere türüdür. Ve toplam 6 ayağı vardır. Deri böceği kışın ve soğuk havalarda pasif olarak ağaç kovuklarında ve sıcak buldukları bölgelerde barınırlar. Havaların ısınması ile bu böcekler saklandıkları yerden çıkarlar ve besin bulunan alanlara yönelirler. Deri böceklerinin en çok zarar veren türü olan Dermestes Maculatus insanlara ciddi zararlar veren türlerdir. Bu türler insan vücudunda uyuz denen hastalığı oluştururlar. Diğer deri böcekleri türleri kürk depolarında ve deri depolarına yerleşerek önemli maddi zararlar verirler.

Evlerimize ulaşan deri böceği türleri evlerde deriden, hayvan yününden ve kılından oluşan her türlü eşyaları kemirerek yerler. Deri böcekleri yumurta bıraktıktan sonra 1,5 – 2 ay kadar zamanda larvalaşırlar.

Deri böcekleri en çok besin olarak hayvansal gıdaları kullanırlar. Deri böcekleri deri, yün, kıl, peynir, et ve et ürünleri gibi maddeleri tüketirler. Ağız yapıları çok sağlam olan deri böcekleri ağaç ve yumuşak olan madenleri(kurşun ) dahi delebilecek kadar sağlamdır.

İNSANLARDA UYUZ HASTALIĞI OLUŞTURAN DERİ BÖCEĞİ

Deri böceklerinden olan ve türleri arasında insana en çok zarar veren ve insana hastalık bulaştıran türü uyuz böceği (dermestidae) ailesinin üyeleri olan böceklerdir.

Bu böcek türleri çok küçük yani 2 – 3 mm kadardırlar. Bu uyuz böcekleri insanın üzerine bulaştığında insanın derisinden içeri girerek oraya yerleşirler. Deri böcekleri vücuttan içeri girdikten sonra deri altında tüneller açarak ve delikler açarak ilerlerler. Deri altında çok çabuk üreyip insanın kanından beslenirler. Deri altına giren uyuz böcekleri deride sürekli kaşıntı, kabarcıklar, delikler, iltihaplı yaralar oluşturarak insanları hasta ederler.

Uyuz böceği (deri böceği) insanların derisi altına yumurta bıraktıktan sonra yaklaşık 2 hafta içinde vücudun hassas bölgelerinde belirtileri ortaya çıkar. Genellikle insanlarda el ve ayak parmakları arasında, koltuk ve kasık aralarında belirtiler çıkmaya başlar. Deri böceğinin (uyuz böceğinin) vücuda girdiği yerde içi parazitlerle dolu, mikroplu bir su kabarcığı oluşur. İnsanlarda sürekli kaşınma isteği uyandırır. Bu kaşınma ile vücuda bulaşan mikroplu ve içinde uyuz paraziti olan su sayesinde yeni lezyonlu bölgeler oluşur.

Uyuz böceği sadece insanlarda değil aynı zamanda hayvanlara da bulaşabilir ( kedi, köpek ve ağıl hayvanları gibi) evcil hayvanlar da diğer hayvanlara bu paraziti bulaştırır.

Uyuz böceği bulaşmasında mutlaka insanlar en kısa zamanda doktora başvurulmalı doktor tavsiyeli ilaçlar kullanılarak insanlar tedavi edilmeli. Uyuz böceğinin (Deri böceği) olduğu yerler mutlaka ilaç firmaları tarafından düzenli olarak ilaçlanmalıdır. Bu hastalık paraziti insana genellikle toplu yaşam alanlarından bulaşır. Kahvehane, sinemalar ve kalabalık yaşam alanlarında bulaşma daha çok çabuk olur.

DERİ BÖCEĞİ (UYUZ BÖCEĞİ) KONTROL VE ÖNLEMLERİ

Uyuz böceği bir diğer adıyla deri böceği insanlara bulaştığında şunlar yapılır.
1 – uyuz teşhisinde mutlak doktora başvurulmalı
2 – doktor tavsiyeli ilaçlar ile vücut ilaçlanmalı
3 – doktor tavsiyeli ilaçlar belirtilen periyotlarla kullanılmalı.
4 – kişinin giydiği elbiseler sıcak suda kaynatılmalı.
5 – uyuz böceğinin bulaştığı alan ilaçlama firması tarafından uygun ilaçlar ile ilaçlanmalı
6 – kontrol ve önlem açısından hasta olan ve olmayan aynı ortamdaki her kişi için uygulanmalı
7 – bu uyuz böceğinin bulaşma noktası tespit edilip mutlaka ilaçlama şirketleri tarafından ıslah edilmesi gerekir.
8 – Uyuz böcekleri pis ortamları daha çok tercih ederler. Bu bakımdan sürekli evlerimizi ve çevremizi temiz tutalım ve pis ortamlardan uzak duralım.
9 – uyuz böcekleri insanlara güz ve bahar aylarında daha çok rastlanır yaz ve kış aylarında daha nadir rastlanır.

Uyuz böceğinin bulaşma yolları
1 – Uyuz böceğinin yaşadığı alanda bulunmakla
2 – uyuz hastalığı olan kişilerle birlikte olmak ve yakın temas kurmakla
3 – uyuz hastalığı olan kişilerin eşyalarını kullanmakla
4 – uyuz böceği toplu yaşam alanlarından bulaşır.

DERİ BÖCEĞİ VE UYUZ BÖCEĞİ İLE MÜCADELE VE İLAÇLAMA

Deri böceklerinin diğer türleri ve insanda hastalık yapan uyuz böcekleri ilaçlanmasında mutlaka profesyonel ilaçlama firmasından yardım alın. Deri böceği eğer depolarda olan ve deriler ile hayvansal ürünleri yiyerek beslenen türleri için tek çözüm ilaçlanma firmasıdır. Bu tip yerlerin periyodik olarak ilaçlanması gerekir.

İnsanda hastalığa neden olan deri böceği (uyuz böceği ) ile mücadelede hem doktorlardan yardım alın ve hem de mutlak süratle ilaçlama şirketinden yardım alın. Bu haşere ile ferdi mücadele hiçbir zaman için netice vermez.

Deri böceği ve uyuz böceği ile alakalı sorular:

1- Deri böceği nedir ve Gözle görülebilir mi?

Deri böceği türleri farklıdır gözle zor görülebilen böceklerdir. Deri böceği insanların ve hayvanların deri ve deri ürünleri ile beslenen parazitlerdir.

2- Deri böceği ne yer?

Deri böceği türlerine bağlı olarak farklı besinler ile beslenirler. Deri böceklerinin bazı türleri deri, yün, kıl, et, salam ve hayvansal ürünleri yerken, insanda uyuza neden olan deri böcekleri ise sadece insanın deri ve kanından beslenirler.

3- Deri böceği ilacı nerden alınır?

Deri böceği ilacı ve ilaçlaması için mutlak ilaçlama firması ile irtibat sağlanmalı. İnsana bulaşan deri böceği ilacı için doktora gidilmeli ve ilaçlama için ilaçlama şirketine başvurulmalı.

4- Deri böceği nerden bulaşır?

Deri böceği (uyuz böceği) insana farklı şekillerde bulaşır. Deri böceği pis ortamlardan, uyuz hastalığı olan kişilerden ve bu kişilerin eşyalarından bulaşır.

5- Deri böceği hangi mevsimde daha çok görülür?

Deri böceği ilkbahar ve sonbahar aylarında daha yaygın olarak görülür.

 
Dezenfektan - Ürünlerimiz - Teknik servis - Halı Böceği İlaçlama - Tarantula İlaçlama - Dana Burnu Böceği - Çiyan İlaçlama - Kertenkele İlaçlama - Akarlar İlaçlama - Tespih Böceği İlaçlama -
Adres : Sehitevliya Mahallesi Nursultan Nazarbayev Blv. No: 39 Merkez/ Kahramanmaras

Telefon : 0.344 221 26 20

Fax : 0.344 221 26 21